Nihat KAYNAR
Alsancak Liman Mülki İdare Amiri
Skip Navigation Links
Mulki Idare Amirligi
--------------------------
Liman Bilgisi
--------------------------
Liman Gemi Durumu
--------------------------
Liman giris Cikis Islemleri
--------------------------
Yolcu Islemleri
--------------------------
Yolcu Gemisi Bilgileri
--------------------------
Liman İstatistik BilgileriExpand Liman İstatistik Bilgileri
--------------------------
Yanıcı Madde Yonetmeliği
---------------------------
Liman Ücret tarifesi
--------------------------
Haber Arsivi
---------------------------
Videolar
 
DUYURULAR 
 

TCDD IZMIR ALSANCAK LIMANINDA GOREV DEĞİŞİKLİĞİ...

TCDD Alsancak Limanı Mülki İdare Amirliğine Nihat KAYNAR atanmıştır...


TCDD Alsancak Limanı İşletme Müdürlüğü'ne Turan YALÇIN 'ın yerine 18/02/2015 tarihinden itibaren İsmet CANBAZ görevlendirilmiştir.

12.06.2015 Tarih ve 20163 Sayılı Yonerge değişikliği oluru

TCDD Izmir Alsancak Limanına Giriş - Çıkış ve Çalışma Esaslarına ilişkin Yönerge'nin 10. Maddesinin 4. Fıkrası "Liman Tesisi içerisindeki araçlar ve binaların bakım onarımı için yapılacak olan diğer iş ve işlemler kapsamında ,malzeme ,hizmet ve yer göstermek maksadıyla ,ayrıca gemide çalışan personelin birinci derece akrabalarının (Çocuk ,eş ,anne,baba,kardeş) gemi kaptanının yazılı talebi ve gemide çalışan personelin refakatı ile liman güvenlik kurallarına riayet etmek ve liman içi servis aracını kullanmak kaydıyla 2 saat olan ziyaret ziyaret süresinin yetmemesinden dolayı ve bu konu ile ilgili olarak Liman Güvenlik komisyonunun 2014/4 nolu toplantısının 1 nolu kararının (b) bendine istinaden ,ziyaret sürelerinin 4 (dört) saate kadar çıkarılması ve 1 (bir) aya kadar olan Gecici Giriş Kartı taleplerinin Firmaların gereksiz iş güçü ve zaman kaybı yaşamamaları için Liman Tesisi Güzenlik Sorumlusunun onayı ile verilmesi" şeklinde değiştirilmiştir

Yayın tarihi : 12.05.2014

LİMAN GİRİŞ KARTLARI YENİLENİYOR...

15.08.2013 günü yapılan 2013/08 nolu Liman güvenlik komisyonu toplantısında,Liman giriş - çıkış kontrollerinin etkinliğinin artırılması ve güvenlik zaafiyetlerinin önüne geçilmesi amacıyla liman giriş kartlarının yenilenmesine karar verildi.

alınan karar gereği 01.01.2014 tarihinden itibaren eski kartlar geçersiz olacağında tüm resmi kurum ve liman kullanıcilarin en geç 15.12.2013 tarihine kadar yeni kart almak üzere liman işletmesi müdürlüğü ISPS kod servisine müracaat etmeleri gerekmektedir.

Limanımızda 06.06.2013 günü Halk Sağlığı Acil Durum Tatbikatı gerçekleştirildi...

Mulki idare amirligimiz web sitesi yayina baslamistir......

İzmir Alsancak Limani Giris - Cikis Yonergesi yenilenmistir...

"EMNİYET DENİZ ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜNDE GÖREV DEĞİŞİMİ...

Emniyet Deniz Şube Müdürlüğüne Mehmet BAŞER atanıştır.Emniyet Deniz Şube Müdürü Gürkan USLU Elazığ'ya atanmıştır.

"İZMİR GÜMRÜK MÜDÜRLÜĞÜNDE GÖREV DEĞİŞİMİ...

İzmir Gümrük Müdürü Turan ARSLAN'ın yerine Musa HAN atandı...


İZMİR ALSANCAK LİMANI TARİHÇESİ
Izmir, jeopolitik konumu itibariyle Batı Anadolu ve Anadolu’nun yetistirdigi ve ürettigi ürünlerin ihraç edildigi, Türkiye’nin dünyaya açılan kapısı olma özelligine sahip bir liman kentidir. Dünya ticaretinde ön plana çıkan ticaret yollarının üzerinde yer alan bir kavsak noktası olması; dünya üzerinde ender rastlanılacak kadar korunaklı bir körfez ve dogal limanlara sahip olması, bu özelligini çaglar boyunca muhafaza etmesini saglamıstır. Tarih içerisinde limanları, ticaret hacminin gelismesine baglı olarak tasınmıs olan kentimiz, özellikle 17. yüzyılın basından itibaren 19. yüzyıla kadar, Avrupalı sanayici ve yatırımcıların gözdesi olmustur. A- Eski Smyrna Kenti ve Limanı MÖ 650–545 yılları yon uygarlıgının en parlak dönemini olusturur. yonlar, bu dönemde Milet kentinin önderliginde Akdeniz’de, Marmara Bölgesi’nde ve Karadeniz’de birçok koloni kurmuslardır. Smyrna’da bu gelisimin içerisinde yer almıs ve tarımla yetinmeyip Akdeniz ticaretine katılmıstır. Smyrna’da ele geçen Fenike kökenli eserler, Kıbrıs kökenli heykel ve heykelcikler, Önasya ya da Akdeniz kökenli fayans figürcükler uluslararası ticaretin yapıldıgını kanıtlamaktadır. Modern kentin kuzeydogusunda küçük bir yarımada üzerinde yer alan Eski Smyrna kenti, dogal ve korunaklı bir limana sahiptir. Lidya Krallıgı’na ulasan ticaret yollarının deniz yoluyla Akdeniz’e çıkıs noktasını olusturmaktadır. Bu nedenle bölgede ve Anadolu’da hüküm süren tüm devletlerin kontrol etmek istedikleri bir liman kenti olmustur. MÖ 545’te Perslerin Anadolu’ya hâkim olması ile bu parlak dönem kapanmıs ve iki yüz kadar kendi halinde yasayan kent, skender’in gelisi ile birlikte Kadifekale ve yamaçlarındaki yeni yerine tasınmıstır. B- Yeni Smyrna Kenti ve Antik Liman Izmir’in Bayraklı’da kurulan eski yerlesim yerinden, MÖ 4. yüzyılın sonunda Kadifekale ve yamaçlarında kurulan yeni kente tasınması ile birlikte, Kadifekale’nin yamacında yer alan dogal liman, ticarette yogun olarak kullanılmaya baslamıstır.
Bu dönemde özellikle deniz ticaretinde öne çıkan Cenevizlilerin limanı elde tutma çabaları göze çarpar. Bu dönemde bir liman kalesinin varlıgı söz konusudur. Liman Kalesi, gerek iç körfeze girisin kontrolünün saglandıgı gerekse navlunun alındıgı bir kontrol noktası olmustur. Mogol Hükümdarı Timur, 1402 Ankara Savası’nın hemen ardından orduları ile zmir’e gelerek kentin kontrolünü saglamak amacıyla Cenevizlilerin hâkimiyetindeki Liman Kalesini ele geçirip yıkmıstır. Izmir, 15. yüzyılın ilk çeyreginden itibaren Osmanlı mparatorlugu’nun kontrolüne geçmistir. Liman kalesinin yıkılması ile birlikte kentin çok kereler el degistirmis olması ticaretin gelisimini yavaslatmıstır. Kent, 17. yüzyılın basına kadar bir kasaba görünümündedir. 17. yüzyılın basından itibaren Osmanlı mparatorlugu, zmir’in bir liman kenti olarak öneminin farkına varmaya baslamıstır. Izmir’in ticari olarak önemi bu yüzyıldan itibaren artmaya baslamıstır. Bunun nedenlerinden bir tanesi, 16. yüzyılın ikinci yarısında Sakız Adası’nın Osmanlı kontrolüne geçmesinin ardından 17. yüzyılın basında yabancı devletlerin konsolosluklarını Izmir’e tasımıs olmasıdır. ikinci bir neden; iranlı ipek tüccarlarının savas nedeniyle, daha önce Halep- iskenderun hattından yaptıgı sevkıyatı 
Izmir’e kaydırmalarıdır.Ayrıca ran’dan Bursa’ya gönderilen ipegin miktarındaki azalma nedeniyle yalnızca iç piyasada tüketilmesi ve ihraç sırasında ödenen dahili ve transit vergilerin artırılması sonucu, ipek sevkıyat zmir’e kaydırılmıstır. Avrupa ile yapılan deniz ticaretinin batıya kaymıs olması nedeniyle zmir, Halep’in yerini almıstır. Böylece Ege Bölgesi cografyası, dagların denize dik uzanması sebebiyle, liman_tarih
Anadolu’nun içlerinden gelen deve kIzmir, Avrupalı ve Dogulu tüccarların bulusma noktası ve dünya ticaretinin bir kavsak noktası haline gelmistir.ervanlarının kıyıya ulasması açısından uygun geçitler verir. En uygun geçitlerden biri, günümüze kadar kullanıla gelen, Kemalpasa’daki Belkahve Geçidi’dir. Bu dönemde kentin ticari merkezi, iç liman etrafında sekillenmistir. Kent, bugünkü Anafartalar Caddesi üzerinden Basmane’ye inen ve oradan tren yolunu takiben Kemer Köprüsünü asarak doguya dogru ilerleyen bir yol ile Kemalpasa’daki Belkahve Geçidi’ne ulasarak Anadolu’nun iç kısımlarına baglanmaktadır. Bu yol, kentin ana aksını olusturur. 17. yüzyıldan itibaren Osmanlı topraklarına gelen ve zmir’i ziyaret eden yabancı seyyahlar ve diplomatlar, Izmir’i, kara ve deniz ticareti açısından tüm Levant’ın en ünlü ve en önemli kenti olarak tarif etmektedir. Buna ek olarak zmir’i, Asya’dan Avrupa’ya ve Avrupa’dan Asya’ya giden bütün ticari mallar için en uygun liman olarak nitelemektedirler. Bazıları, Izmir’de ticaret açısından çesitli kolaylıklar saglandıgından ve bu nedenle tüccarların zmir’i tercih ettiginden; digerleri ise kentin gemilerin demirlemesi için çok uygun bir limana sahip oldugundan, iç limanda Türk gemilerinin, limanın hemen dısında ise yabancı gemilerin demirlediginden bahsetmektedir. Bu dönemde sehrin ticareti oldukça ileri seviyededir. Hıristiyan din adamı ve seyyah Müller, Mısır’a giderken ugradıgı Izmir Limanı’nda, “rili ufaklı birçok teknenin yanı sıra Fransız, Galli, Hollandalı, ngiliz ve daha birçok ülkeden yetmis kadar gemi saydıgından; yılda üç kez (Subat, Haziran ve Ekim), karayoluyla, ran, Mogolistan ve Çin gibi dogu ülkelerinden gelen kervanlar ile Levant’ın diger ülkelerinden ve Ortadogu’dan gelen kervanların karsılasması neticesinde 4000–5000 develik yükün aynı zamanda Izmir’e indirildiginden” bahsetmektedir. Tournefort ise “Liman, bütün tüccarların bulusma yeri oldugu gibi, dünyanın her yerinden gelen malların toplandıgı bir merkezdir” demektedir.
liman_tarih2  19. yüzyılın baslarında zmir Fransız Konsolosu
 Felix de Beaujour, zmir’i su sekilde tanımlamaktadır: “
zmir, bütün Asya Türkiye’sinin bir antreposu oldugundan
büyük bir ticari önem tasırdı. 
Izmir Limanı’na bütün devletlerin gemileri geldigi gibi,
hemen her gün bir esegin sürükledigi ve Asya’nın bütün
 mahsullerini tasıyan deve kervanlarının aktıgı görülürdü.
Hint muslin ve sallarını; Mısır pirinç, seker ve hurmalarını;
Ege adaları yag ve saraplarını; Makedonya ve Trakya
 yün ve tütünlerini; 

Istanbul ise Karadeniz’in bütün ürünlerini; Avrupa da kendi sömürge ve fabrika ürünlerini hep buraya gönderirdi.Yılda 100 Milyon Frank oldugu sanılan bu ticaret, zmir’i Türkiye’nin en kalabalık ve zengin sehirlerinden biri yapar. zmir, adeta Avrupa, Asya ve Afrika’nın bir pazarıdır.” Yukarıda alıntı yaptıgımız zmir’e gelen yabancıların anlattıkları ve konu üzerine yazılan kitaplardan anlasıldıgı kadarıyla bahsi geçen yüzyıllarda dünya ticaretinin kilit noktası haline gelmis olan zmir’de, dünyanın herhangi bir yerinde üretilip ticareti yapılan herhangi bir ürünü bulamamak mümkün degildir. Dünya ticaretindeki bu gelisim ve zmir’in ticaret yolları üzerinde bir kavsak noktası haline gelmesi, sanayi devrimine baglı olarak artan hammadde ihtiyacından kaynaklanmaktadır. Özellikle 17. yüzyılın basından itibaren ngilizlerin, Hollandalıların ve Fransızların elde ettigi kapitülasyonlar, zmir’de bu milletlerden tüccarların etkinligini artırmıs ve zmir’in dıs ticaretinin gelismesinde önemli rol oynamıstır. 19. yüzyılın son dönemlerine dogru, zmir’in Osmanlı dıs ticaretindeki payı, ihracatta % 45, ithalatta ise % 20 seviyelerindeydi. Hammadde ihtiyacının artısına baglı olarak, malların daha hızlı bir sekilde tasınması gündeme gelmisti. Denizyolları ve karayolları iliskisinde, deve kervanları ile tasınan mallar, 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren demiryolları ile nakil edilmeye baslandı. Neticede; bu bir dönüm noktasıdır. C- zmir Limanı ve Demiryolları (19. yüzyılın ikinci yarısı) 1) zmir-Aydın ve zmir-Kasaba (Turgutlu) Demiryolu Hatları zmir’de, demiryollarının yapımı ile yeni liman projesinin insası, 19. yüzyılın ikinci yarısına denk gelen aynı döneme rastlamıstır. Osmanlı mparatorlugu’nda ilk demiryollarının zmir merkezli olarak yapılması bir tesadüf degildir. Ege Bölgesinin verimli topraklara sahip olması nedeniyle art alanı bir üretim merkezi olan zmir, gerek o dönemde gerekse günümüzde Anadolu’nun en büyük ihracat limanıdır. zmir-Aydın ve zmir-Kasaba (Turgutlu) demiryolu hatları, zmir’in art alanını limana baglayacak sekilde tasarlanmıstır. zmir ve çevresinde ilk demiryolu hatlarının yapımına ngilizler ve Fransızlar öncülük etmistir.
Izmir-Aydın arasındaki hattın yapımına talip olan ngiliz firması, hattın 45 kilometre çevresindeki madenlerin isletilmesi gibi önemli ayrıcalıklar elde ederek hat yapımına baslamıstır. Aydın’da bulunan kömür yatakları gerek lokomotiflerin hareket ettirilmesi gerekse Avrupa sanayisinin enerji ihtiyacının karsılanması açısından önemlidir. zmir-Aydın arasındaki 130 kilometrelik demiryolu, 1866 yılında isletmeye açılmıs ve 19. yüzyılın sonuna dogru ana hat subeleriyle birlikte 609 kilometre uzunluga ulasmıstır. mtiyazı öncelikle bir ngiliz’e verilen ve daha sonra bir Fransız sendikasına geçen zmir-Kasaba (Turgutlu) demiryolu hattı ise 1865 yılında isletmeye açılmıs ve zaman içerisinde yapılan diger hatlar ile toplam uzunlugu 702 kilometreye ulasmıstır. Böylece zmir’in ihracattaki etkin rolü perçinlenmis olur. Demiryolu hatlarının açılmasından sonra, 19. yüzyılın sonunda, zmir-Aydın hattında yılda ortalama 2.250 bin yolcu ve 300 bin ton civarı yük; zmir-Kasaba hattında ise 1,5 milyon yolcu ve 115 bin ton yük tasınmıstır. zmir-Kasaba hattında 1913 yılında yolcu sayısı 3 milyona, yük miktarı ise 430 bin tona çıkmıstır. zmir-Aydın demiryolunun hat sonu garı olan Alsancak Garı 1856 yılında; zmir- Kasaba (Turgutlu) demiryolunun hat sonu garı olan Basmane Garı ise 1876 yılında yapılmıstır. 1869 yılında Kordonboyu ve rıhtımın insa edilmesi ile Alsancak Garı limana dogrudan baglanır. Hat, 1880’de Konak Meydanı’na kadar uzatılır. Alsancak Garı; gar binası, depolama, servis ve bakım atölyeleri, gar önünde yer alan meydan; gar binasının karsısında yer alan ngiliz Konsoloslugu ve yanındaki Anglikan Kilisesi ile günümüzde Saglık Müdürlügü ve sergi salonu olarak kullanılan lojman yapıları; demiryolu ile gelen malların limana aktarılmadan önce kontrol edildigi ve bugün Alsancak Karakolu olarak kullanılan gümrük yapısı ile birlikte komple bir tesis olarak tasarlanmıstır. Günümüzde bu tesis, tasıt yolları nedeniyle, üç parçaya ayrılmıs ve parçaların birbiri ile iliskisi kaybolmustur. 2) zmir Limanı Artan hammadde ve ürün talebi, buna baglı olarak sevkiyatın hızlanması amacıyla yapılan demiryolları, zmir Limanı’nda dıs ticaret hacminin büyümesine sebep olmus ve mevcut liman yetersiz kalmıstır. AR&GE BÜLTEN 2006 HAZRAN – BÖLGESEL 31 19. yüzyılın ortalarında, sahil seridinin darlıgı ve gemilerin kıyıya yanasamaması nedeniyle, Basmane Garı’nın denize baglandıgı noktada dolgu yapılmıs ve üzerine gümrüklü malları depolamak için binalar (Konak Pier Alısveris Merkezi) insa edilmistir. Gümrük Binası 1854 yılında tamamlanmıstır. Sürekli genisletilen dolgunun ucuna 1860’dan sonra ikinci bir bina yapılmıstır. 1865–70 yıllarında, gümrük islemlerinin artması nedeniyle, dolgu alanın orta kısmına üçüncü Gümrük Binası insa edilmis ve binalar arasında kalan bosluklar depolama alanı olarak kullanılmıstır. 1867 yılında meydana gelen depremin etkisiyle mevcut liman kullanılamaz hale gelince yeni liman projesi önem kazanmıstır. Bu projeye göre, dolgu Sarıkısla’dan baslayıp, Tuzla Burnu’ndaki Alsancak Garında sona erecek ve dolgunun uzunlugu 3.800 metre olacaktır. Dolgu kıyısındaki 18 metrelik alan rıhtıma aittir ve üzerine bir tramvay hattı dösenecektir. Kordon’un güney mendireginden kuzey mendiregine 600 metrelik alan rıhtım olarak planlanmıstır. Liman batı, güney ve kuzeyde üç mendirekten olusmaktadır, güneyden ve kuzeyden iki girisi vardır. Liman dısında derinligine doldurulacak bölüm, sirket tarafından is ve konut alanları olarak pazarlanacaktır. Yine projeye göre, güney mendireginde gümrük depolarıyla gümrük binası, batı mendireginde gemiler için kömür depoları, kuzey mendireginde de karantina, fenerler, posta ve telgraf idaresi ile Pasaport salonları yer alacaktır. Yeni liman, Dussaud Kardesler tarafından, çesitli imtiyazlar saglanmasının ardından, 45 yıllık isletme hakkı verilerek, yap-islet-devret modeline göre gerçeklestirilmistir. Yeni limanın insasından sonra bölgede büyük bir degisim yasanmıstır. Aydın demiryolunun depoları, Kordon Tramvayı sletme Müdürlügü, ünlü tüccarlardan Aliottilerin, Nisli Ali Efendi'nin, Patersonların, Whitalllerin, Balyozogluların, Hacı Davud Ferkuhların hanları, Borsa ve Ticaret Odası ilk görülen isletmelerdir. Banka, sigorta ve gemi acentelerinin ofisleri ön plana çıkmıstır. AR&GE BÜLTEN 2006 HAZRAN – BÖLGESEL 32 Liman projesinin bir parçası olarak insa edilen Kordon, bugün modern zmir’in simgelerinden biridir. Yukarıda anılan yatırımların ardından 1885 yılında, Osmanlı bandıralı gemiler hariç olmak üzere, zmir’in gemi trafigi 1342, Selanik’in 1029 ve Beyrut’un 569’dur. Birinci Dünya Savası öncesinde 1913 yılında, 
Izmir’in gemi trafigi 1645’e ulasır ve tonaj 2 milyonu asar. Ancak savasın etkisiyle olsa gerek, 1914 yılında, gemi trafigi 1705 olmasına ragmen tonaj 1,5 milyon civarındadır. Tonalitedeki bu azalma, savasa taraf olan ülkelerin gemilerinde görülür. 1914 yılında Birinci Dünya Savası’nın çıkmıs olması, dünya ticaretini olumsuz etkilemis ve savas süreci zmir’in ticari yasamında ciddi sıkıntılar yaratmıstır. Levant’ın ncisi olarak anılan zmir, bu özelligini kaybetmeye baslamıstır. Birinci Dünya Savası, Osmanlı mparatorlugu için kötü sonuçlar dogurmustur. Agır sartlarla imzalanan anlasmalar, liman_tarih3
 Osmanlı ekonomisini tamamen bitirmistir. Kurtulus Savası’nın gerçeklestigi süreçte, 1922 yılında meydana gelen büyük yangından sonra ne yazık ki zmir’in diger bölgeleri gibi, rıhtım ve çevresindeki bütün binalar büyük zarar görmüstür. Birinci Dünya Savası ve Kurtulus Savası gibi iki büyük savastan çıkmıs Türk ekonomisi, oldukça yıpranmıs ve harap olmustur. Bu nedenle öncelikle yaraların sarılması gerekmistir. 1923’te Cumhuriyetin ilanı ile birlikte ülkenin yönetim yapısı degismis, Cumhuriyet rejiminin kurumlarının olusması ve bir düzene oturması zaman almıstır. 1920’li yıllardan itibaren 1960’lara kadar limanın gelisim süreci, bir süre için sekteye ugramıstır. D- Alsancak Limanı 1954 yılında Alsancak Beton skelesi’nin insa edilmesi ile birlikte zmir Limanı bugünkü yerini almıstır. Alsancak Limanı 1957 yılında Devlet Demiryolları’na devredilmis ve 1959 yılında isletmeye açılmıstır. AR&GE BÜLTEN 2006 HAZRAN – BÖLGESEL 33 Yeni liman ile birlikte ticaret tekrar canlanmaya baslamıs ve zmir dünya ticaretindeki yerini tekrar elde etmistir. Bugün zmir ve zmir Limanı’nın geldigi noktada, ülke ekonomisine katkıları ciddi boyutlardadır. 1) Rakamlarla Alsancak Limanı 1 2004 yılı rakamlarına göre, zmir Limanı’nın kapasitesi 2.389 yük gemisi/yıl ve 1.246 yolcu gemisi/yıldır. 2004 yılında toplam 2.644 gemi zmir Limanı’nı ziyaret etmistir. Konteynır bazında, 5 milyon ton civarında bir kapasiteye sahip zmir Limanı’nda, kapasite asılarak 8 milyon tona ulasılmıstır. Dökme Kuru+Karısık Esya yük kapasitesi 1,4 milyon ton civarında olan zmir Liman’ında 2004 yılı gerçeklesen rakam, kapasitenin 3 katını asarak 5 milyon tona yaklasmıstır. 2004 yılında toplam 12,5 milyon tonluk bir yıllık islem hacmi gerçeklesmistir. Bu islem hacminin 9 milyon tonunu yükleme, 3,5 milyon tonunu ise bosaltma islemleri olusturmaktadır. zmir Limanı’nda 2004 yılında gerçeklesen islemler, Devlet eliyle isletilen limanların tümünde gerçeklesen 46.698 bin tonluk yükleme/bosaltma faaliyetlerinin %27’sini olusturmaktadır. Bununla birlikte, zmir Limanı’nda gerçeklesen yükleme islemleri 9 milyon ton ile Türkiye toplamının % 43,7’sine tekabül eder. 549 bin konteynır kapasitesine sahip zmir Limanı’nda, 800 binin üzerinde konteynır islem görmüstür. Bu rakamlar, zmir’i, Türkiye’nin en büyük konteynır ihracat limanı yapmaktadır. zmir Limanı, Devlet limanlarından yapılan ihracatın yarısına yakınını tek basına gerçeklestirmektedir ve 2004 yılı rakamlarına göre, 81,5 Milyon YTL kar ile, en karlı limandır. Ege Bölgesi, ihracatının ve ithalatının % 90’dan daha fazlası zmir Limanı’ndan gerçeklestirilmektedir. zmir Limanı, özellestirme sürecine girmistir. Özellestirmeyle birlikte ihtiyaç duyulan yatırımlar yapıldıgı takdirde geçmiste “Levant’ın ncisi” olarak anılan zmir, artık “Akdeniz’in ncisi” olarak anılacaktır.
Atatürk Köşesi
Pasaport
Nasıl Çıkarılır ?